AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ (FMF)
MEFV gen bölgesinde oluşan mutasyonlar sonucu sıklıkla çocukluk çağında başlayan kendi kendini tetikleyen, karın boşluğu, akciğer çevresi, kalp çevresini saran zarların iltihabı, sıklıkla eklemde de iltihabın eşlik ettiği periyodik, ataklar şeklinde gelen bir hastalıktır.
Atakları neyin başlattığı bilinemez, ancak atak başladı ise de durdurulamaz. O nedenle tedavinin düzenli kullanımı çok önemlidir. Hasta sıklıkla çocuk olduğu için akla öncelikle cerrahi acil durumların gelmesi şaşırtıcı değildir. Çoğu FMF hastası yaşamının bir döneminde apendektomi ameliyatı olmuştur. Ataklar sırasında iltihap gelişen alanda (ki en sık karında olur) şiddetli ağrı, eşlik eden ateş, eklem yakınmaları, ciltte bazı bölgelerde nedeni bilinemeyen şişlikler, deri döküntüleri olabilir.
FMF tanısı için olmazsa olmaz olan ataktır ve atağın hekim tarafından konfirme edilmesidir.
O nedenle de eğer hekimin bu tanı aklına gelmez ise (sıklıkla hastalar acil servise gider ve acil servisin koşullarında izlenir) tanı gecikebilir. Ailede FMF varlığı o hasta için bir şans olabilir, atak yaşadığında hastanın ya da aileden birisinin aklına FMF olabilir mi sorusu geldiğinde sıklıkla yardım isteyecekleri hekim bir Romatolog olacaktır. Ataklar başlar başlamaz ya da çok gecikme olmadan tanı konulup Kolşisin tedavisi başlanması atak sıklığını ve şiddetini azaltacak, düzenli kullanımda hastalığın en önemli komplikasyonu olan amiloid birikimi ve buna bağlı organ işlev kaybı durumu yaşanmayacaktır.
O nedenle en başından itibaren ilacın düzenli kullanımının önemi, hastanın yaşamına, yaşam kalitesine sağlayacağı faydalar, ilacını düzenli kullanma sorumluluğunun kişinin kendisinde olduğu, hastanın sürecin pasif değil tersine en aktif katılımcısı olduğu, ataklarının sıklığı azaldı ve olan ataklar da geçmişe göre hiç şiddetli değil ise bunun hastanın ve yapması gerekeni tam da olması gerektiği gibi yapmış olmasının başarısı olduğu vurgulandığında yani o farkındalık yaratıldığında süreç akması gerektiği şekilde ilerleyecektir.
