Eskiden daha sık olurdu ama şimdilerde bile yarım bıraktığım şeyler var. Durup bakabildiğim zamanlarda (durabilmek pasif bir eylem değildir, çok enerji sarf ettiren, yorucu bir süreçtir) yarım bıraktığım her şeyin (istisnasız her şeyin) sadece kendimle, kendi amaçlarım, mutluluklarım, arzularımla ilgili olduğunu görüyorum. Bunu her fark ettiğimde içimi bir suçluluk duygusu kaplıyor gene mi diyorum gene mi? Kendimi, amaçlarımı, isteklerimi, keyiflerimi gene mi sıralamada gerilere bırakmışım? Durup bakabilmeyi başardığım zamanlarda suçluluk duygumu da sevgiyle koluma takıp hadi madem fark ettin neyi tamamlamak istersin diye soruyorum. Soruda bile hepsini zaten tamamlayamayacağım, reflekslerime kapılıp gene başka kişileri, durumları, ihtiyaçları öncelikleyip bazı hedeflerimi gene yarım bırakacağım gerçeği var. Olsun yaptığım her şey benimdir ve benim parçamdır, yüz milyon parçalı bir puzzle yaparken (hayatın kendisi) arada unutmalar, hatalı parçayı yerleştirmeler olabilir. Önemli olan o puzzle ı unutmamak. Eğer ben yapmazsam birileri benim hayatımı benim yerime şekillendirir ve bana ait olmayan istemediğim, mutlu olmadığım bir hayat akışında savrulup durabilirim.
Arada bir durmak ve bakmak iyidir. Sık sık yapmak daha da iyidir, her an yapabilsek pek güzel olurdu. Öğrenmeye yeni başlamış bir öğrenci nasıl yarın sınavdan 100 alamazsa zamana, daha fazla öğrenmeye ihtiyaç duyarsa, bizim de daha çok öğrenmeye, sık sık tekrar yapmaya ihtiyacımız var.
Şimdi bir durup bakmak ve neleri yarım bıraktım diye kendine sormak ister misin?
