Close

HASTALIĞIM BENİM KONFOR ALANIM MI?

     Konfor alanı artısını eksisini çok iyi bildiğimiz, sürprizi olmayan, geri dönüşlerini iyi bildiğimiz, kendimizi güvende hissettiğimiz fiziksel ya da zihinsel alanlardır. Yeni bir eve taşındığımızda hissettiğimiz huzursuzlukla karışık o his, yeni bir okula başladığımızda kalbimize zihnimize dolanlar, yeni bir işle gelen kaygılar, hisler yani konfor alanının dışı bize hep bir bilinmezlik sunar. Konfor alanımızın içinde batan kıymıklar, çiviler, duygu ve düşünceler olsa bile biliriz ki onlar orada ve varlar, bize yapabilecekleri belli (defalarca deneyimledik çünkü) ve biz bunlarla yaşamayı öğrendik (acaba?). Hastalıklar için bunu düşündüğümde bir hastalık nasıl bir konfor sunabilir ki, bir hastalık nasıl içinden çıkmak istemeyeceğimiz bir alan haline gelir ki? Bu güne kadar İç Hastalıkları uzmanlığım ve Romatoloji Uzmanlığım bir arada herhalde abartısız 25000-30000 hasta ile temasım olmuş, bir şekilde yaşamlarına bir ucundan, kıyısından ya da tam da merkezinden dokunmuşumdur. Bu kadar yıl ve bu kadar hastadan sonra ve özellikle de bütünsel tıp yaklaşımını benimseyip uyguladıktan sonra net olarak biliyorum ki pek çoğumuz yaşamımızın bir parçası olan hastalıklarla yaşamayı, onlardan faydalanmayı (ikincil kazanç değil acil kaçış aracı), onların getirdiği dramayı seviyoruz. Bir yerlerimizin ağrıması, halsiz olmamız, başkası olsa hastaneye yatardı ama ben katlanıyorumlarımız, ah sendeki de dert mi ben her sabah yataktan sürünerek kalkıyorumlarımız. Bu şikayetlerimiz yok demiyorum ama onlardan besleniyoruz diyorum. Evet ağrı var, evet sabah tutuk kalkıyorsunuz , evet eklemleriniz sık sık kendini anımsatıyor hepsi kabul. Ancak bu yakınmaların getirdiği ilgi, sevecenlik, bakım hastalık yokken size sunulmuyor ise o zaman hastalık denilen o konfor alanının kıymığı her an batsa da iyi olma hali o kadar çekici gelmeyecektir. O zaman sor kendine ben neyi hak ediyorum, ben kendimi nelere layık buluyorum, beni ben yapan şeyler ne, hastalığım bu tanımın neresinde, hastalığım yok olup gitse bana ne olur?

     Konfor alanını terk etmeye karar verdinse bil ki iyileşme yolculuğun tam o anda başlamış olacak. İlk adımlar hep en zor olanlardır o yüzden ilk adımın olarak senin için en kolay olanı seç (beslenme alışkanlığını değiştirmek gözüne, gönlüne zor göründü ise günlük 8-10 dakika egzersizi hayatının bir parçası yaparak başla işe), ilk adımı attıktan hemen sonra ikinci adıma geçme önce o ilk adımı atmış olmanın tadını çıkar, bu başarının farkına var ve onun alışkanlık haline gelişine şahitlik et (bir davranışın alışkanlık haline gelmesi yıllar sürse de öğrenip içselleştirme için 21 gün yani 3 hafta her gün uygulamak yeterli olur). Sabırla her gün bu yeniliği yaşamının bir parçası yaptıktan sonra ikinci adımını planla (32 yıldır sigara içiyorsan ve onunla vedalaşmak zor görünüyorsa ki zordur o zaman beslenme düzeninde bir alanda düzenleme yapabilirsin belki, tüm beslenme alışkanlığını toptan değiştirmek yerine tek bir alanı düzenleyip örneğin yediğin içtiğin şeyleri değiştirmeden kalori yani miktar kısıtlaması ile başlayabilirsin bir iki hafta sonra bu yeni düzene alışmaya başlayınca içerikte de değişiklik yapacak inancın ve gücün olduğunu zaten fark edeceksin)

     Attığın her adımda konfor alanından biraz daha çıkacak ve başta gözüne, gönlüne çok zor ve uzak görünen bu değişikliği nasıl da başardığını ve yaptıklarının iyileşmene nasıl katkı sağladığını gördükçe yaşamının diğer alanlarında da belki konfor alanlarından ayrılmayı düşünmeye başlayacaksın. Sevgiyle ve sabırla..

Diğer Yazılarım

Bir Cevap Yazın

Dr. GÜNAY ŞAHİN DALGIÇ Romatoloji Uzman sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Dr. GÜNAY ŞAHİN DALGIÇ Romatoloji Uzman