Close

KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET

KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET

    Bu cümleyi birçok kez duymuş ve değişik kaynaklardan anlamına dair masalsı, destansı yazılar okumuş olabilirsiniz. Aslında günlük yaşamımızda biz bunu defalarca yapıyoruz. Bu dilin gücüdür. Nasıl kullanırsak öyle sonuç verir. Ben çok sakar bir insanım cümlesini her gün defalarca söyleyen bir insanın bunu söylemeyi bırakırsa ya da ben çok marifetli bir insanım demeye başlarsa yaşamında neler değişirdi acaba?
    Adınızı bir düşünün. Tüm yaşamınız boyunca milyonlarca kez size bu adla hitap edildi. Sonra da her insan adına çeker dendi. İşte size kendini gerçekleştiren kehanet. Diyelim 60 yaşındasınız ve 60 yıl size bir adla seslenildi, aynaya bakın ve kendinize başka bir ad taşıyormuş gibi düşünün ve bir süre ayna karşısında bu pratiğe devem edin, örneğin 15-20 dakika. Yani 15-20 dakika boyunca kendinize içinizden ya da dışınızdan ama gerçekten öyle olduğuna inanarak başka bir adla seslenin, bakın, soru sorun. Dakikalar geçerken aynadaki insanı tanıyor musunuz, o kim, nasıl birisi, nelerden hoşlanır, nasıl insanlarla arkadaşlık etmeyi tercih eder, politik görüşü ne, ne tür müziği sever bir sorun. Ayna karşısına geçtiğiniz sizle, adı farklı olan siz aynı mısınız? Peki hala aynı olan şeyler neler? Saçınız, göz renginiz, ten renginiz aynı, peki bakışınız, duruşunuz, dudak kıvrımlarınız, nefes alıp verişiniz aynı mı? O odaya her zamanki adınızla girdiğinizde odada fark ettiğiniz renkler, şekiller, kokular, ışıklar, resimler, süsler, duvarlar kendinize başka bir adla seslendiğiniz dakikalardan sonra da aynı mı? Bulunduğunuz oda değişti mi, artık başka şeylerin de varlığını görebiliyor musunuz?

    Hasta bir insanın zihninde dönüp duran hastalığı ile ilgili düşünceleri ve bunun dile yansıması hep ‘ben çok hastayım, bu hastalık beni mahvediyor, hiçbir şey yapamıyorum, lanet hastalık, sağlığımın kıymetini bilemedim bak şimdi ne haldeyim, bir sürü ilaç alıyorum ama asla iyi olamıyorum’ şeklinde ise zihin, kalp ve beden bu duygu ve düşünce ile hareket eder ve kişi hep hasta kalmayı sürdürür. Oysa şöyle çalışan bir zihinde ‘evet bir hastalığım var ve bu benim bir parçam, ihtiyaçları var, iyi olmak için benim yardımım gerekiyor ve ben bu sorumluluğu alıyorum, iyi olmak için neler yapmam gerektiğini biliyorum, yürümem gereken yolun farkındayım, ışığımı kaybettiğimde yardım alabileceğim dış kaynaklarım var, ödülü bildiğim gibi görev ve sorumluluklarımı da biliyorum, ama ben sadece hastalığımdan ibaret değilim, isteklerim, arzularım var, yaşamınım diğer alanlarında da sorumluluklarım var ve hepsini yapabilecek güce, inanca, içsel ve dışsal kaynaklara sahibim’ iyi olma haline ulaşmak elbette kişi ve ona rehberlik eden hekimi iyi olma yolculuğunda zorluklarla karşılaşsalar bile odaklarından şaşmayacaktır.

Diğer Yazılarım

Bir Cevap Yazın

Dr. GÜNAY ŞAHİN DALGIÇ Romatoloji Uzman sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Dr. GÜNAY ŞAHİN DALGIÇ Romatoloji Uzman