İyi olma halini ararken ona odaklanmaya çalışırken bizi en çok ne durduruyor, engelliyor? Bugün bu sorunun yanıtını arayacağız. Biraz iç seslerimizden yani sabotajcılarımızdan bahsetmek istiyorum. Hepimizin içinden gelen ve bizi zaman zaman durduran belki engel olan bu iç sesler aslında kötü bir niyetle hareket etmez. Tüm iç seslerimizin yani sabotajcılarımızın tek bir amacı vardır, o da bizi ve bir anlamda kendini korumak. Ne gerek var şimdi düzen bozmaya, ya kilo veremiyorsun zaten niye aç kalasın ki, şu sigara da çok kötü bir şey ama lanet şey bırakılmıyor, bu iş seni aşar, şimdi kim sana yardım eder ki herkes kendi derdinde, zaten geçmişte de defalarca denemedin mi olmuyor işte, zorlama o seni asla anlayamaz, bak gene kötülük geldi seni buldu…… milyonlarca örnek yazabilirim.
Bu sesler var tamam kabul, niyetleri de iyi ona da peki. İyi de senin bir amacın, bir arzun, bir hedefin var. Önce şunu netleştir bu hedefi, bu niyeti, bu amacı ne kadar istiyorsun. Anladım netsin çok istiyorsun. Ama bunun gerçek olup olmadığını anlamanın kolay bir yolu var. Bu amaca ulaşmak için atacağın adımlar neler, bu adımları atabilmek için içsel ve dışsal kaynakların yeterli mi, yani hedefin için her türlü yeterliliğe sahip misin? Evet sahipsin güzel, asıl soruya gelelim tüm bu adımlar, çabalar, değişiklikler sana hangi bedelleri ödetecek farkında mısın? Farkındaysan bedel ödemeye razı mısın?
Son soru; bu amacın gerçek olduğunda ne hissedeceksin henüz olmadan bunu deneyimleyebilir misin, yaşamın nasıl değişecek, sana ve hayatına neler olacak, bir tek sen mi etkileneceksin, ailen, arkadaşların, sosyal çevren bu durumdan nasıl etkilenecek Tümünü açık bir kalp ve zihinle gözden geçirdin ve hazırım diyorsan yap o zaman. Uzun yıllardır Ankara’da romatoloji uzmanı olarak çalıştığım her hastanede ve şimdide muayenehanemde bu bakış açısı ve bu yaklaşım tarzıyla tüm hastalarım ve danışanlarımla birlikte yol alıyoruz.
