Bir danışanım romatoid artrit tanılı ve takibi sırasında meme kanseri saptandı. Romatoid artriti için takip ederken meme taramasını ısrarla istediğim için (ailede meme kanseri öyküsü yok ) ve bu şekilde erken tanı aldığı için bana karşı minnet ve sevgi duygusu olduğunu hep ifade eden bir danışanım. Yaklaşık 11 ay sonra geldi ve çok sevdiği Devamı….
İçimizdeki çocuk değil, ergeni yazacağım bugün, onu yani içimizdeki çocuğu uzun uzun belki birçok kez yazmak isterim. Sessizce bulunmayı, görülmeyi, ulaşılmayı bekleyen. Hepimizin içinde bir de atarlı bir ergen var, her şeyi isteyen ama istediği şeyler için asla yerinden kalkıp adım atmak istemeyen, o hiçbir şey yapmasa bile hazır önüne konulsun isteyen, bir isteği Devamı….
Bütünsel tıp yaklaşımının en özel tarafı, kişiye kendisinin tek bir şeyden ibaret olmadığını binlerce, milyonlarca parçası olduğunu göstermesi. Bin parçalı bir yapboz yaptığınızı düşünün ve bunun bir parçasını kaybettiniz diyelim o yapbozu tamamlamayı başarsanız bile bütünün o uyumlu, akıcı hali oluşmaz, bir şey eksiktir. Biz de öyleyiz sayısız parçamız var, öfkeli ben, sakin ben, Devamı….
Önceki yazılarımda da sıkça üstünde durduğum bir konu bu. İyi olma halini hastanın tanımlamasını sağlamak. Bu neden çok önemli çünkü eğer hekim kendi tanımının peşinden giderse ona ulaştığında bunun hastanın da iyi olması olduğu yanılsamasını yaşar. İyi olma hali sadece şiş eklemin rahatlaması, bağırsak alışkanlığının düzelmesi, tansiyon ölçümlerinin normal olması, bulantının geçmesi, kanserli meme Devamı….
Duygularımız bizi tamamlayan, bize anlam yükleyen, davranışlarımızı yönlendiren, bizi biz yapan parçamız. Gerçekten bu böyle mi? Yoksa duygularımız bizi esir alan, her davranışımızı, her düşüncemizi kontrol eden bizi bize bırakmayan parçamız mı? Duygularımız biz miyiz yoksa biz duygularımız mı olmaya çabalıyoruz? Duygularımız bedenimizi, eğer varsa bir hastalığımız onu nasıl etkiliyor? Duygular elbette sihirli Devamı….
Zihin ve duygu ile çalışmak zordur. Zihnimizde aynı anda binlerce şey vardır, daldan dala atlar, bazen aynı düşüncede sıkışıp kalır, binlerce senaryo yazar, kendini haklı ya da haksız çıkarmaya çalışır, kendisi ya da yaptıkları için, olmuş olanlar ya da olasılıkla olacak olanlar ya da asla olmayacaklar için gerekçeler bulur. Ben yazarken yoruldum zihnimiz her Devamı….
Bir konuda ilerleyemeyen, kilo veremeyen, sigarayı bırakamayan, hastalığı ile ilgili şikayetleri hiç değişmeden kalan, derslerde başarılı olamayan, başladığı işi bitiremeyen ya da hiç başlayamayan yani hep başaramıyorum, yapamıyorum, olmuyor mottosu ile gelen bir hasta, danışan olduğunda benim ilk sorum genellikle ‘neler yaptın, neleri denedin, hangi yollardan yürüdün ve olmadı’ olur. Sonrasında o yöntemlerin, uygulamaların, Devamı….
Niyet etmek önemlidir. Niyet etmek, amacı net olarak hayata sunmaktır. Niyet etmek bir söz vermektir. Her davranışımız bir niyete, amaca hizmet eder, davranışları oluşturan şey ise duygu ve düşüncelerimizdir. Niyetimiz bir kaynaktan gelir, eğer bu kaynak biz isek yani niyet bizim yapacağımız, bize hizmet edecek, bize alan açacak, bize iyi hissettirecek bir amaç sunuyorsa adımlarımızı Devamı….
Ankara’da yıllardır çalışan bir Romatolog olarak binlerce hasta ile iletişimde oldum. Okuyacağınız yazı da binlerce örnek arasından yakın bir zamanda gerçekleşen bir iletişimden alıntılama yapılarak yazıldı. Bu yazımda sizlerle biraz içsel ve dışsal çatışmalar hakkında konuşmak istedim. Bir hastamın yaşadığı çatışmalar bu yazıya itti beni. Oğlu ile birlikte yaşayan, geçmişte oğlu özel eğitim aldığı Devamı….
İyi olma halini ararken ona odaklanmaya çalışırken bizi en çok ne durduruyor, engelliyor? Bugün bu sorunun yanıtını arayacağız. Biraz iç seslerimizden yani sabotajcılarımızdan bahsetmek istiyorum. Hepimizin içinden gelen ve bizi zaman zaman durduran belki engel olan bu iç sesler aslında kötü bir niyetle hareket etmez. Tüm iç seslerimizin yani sabotajcılarımızın tek bir amacı vardır, o Devamı….
