Close

NİYET ETMEK

    Niyet etmek önemlidir. Niyet etmek, amacı net olarak hayata sunmaktır. Niyet etmek bir söz vermektir. Her davranışımız bir niyete, amaca hizmet eder, davranışları oluşturan şey ise duygu ve düşüncelerimizdir.

    Niyetimiz bir kaynaktan gelir, eğer bu kaynak biz isek yani niyet bizim yapacağımız, bize hizmet edecek, bize alan açacak, bize iyi hissettirecek bir amaç sunuyorsa adımlarımızı ona göre atarız, yolumuzu ona göre belirleriz, yapmamız gereken fedakarlıkları yük olarak görmeyiz.

    Ancak sıklıkla niyet bizim içimizden gelse bile kaynağı biz değilizdir. Örneğin üniversite sınavında bir bölümü hedeflemiş bir öğrenci bu tercihi sadece kendisi için, kendi geleceği için, çok istediği için mi yaptı yoksa ailesi, öğretmenleri, arkadaşları, takip ettiği sosyal medya kaynakları, izlediği filmler mi onu bu tercihe itti? Seçimlerimiz, isteklerimiz, arzularımız ve niyet ettiklerimiz bizden kaynaklı gibi görünse de aslında birçok kaynak tarafından etkilenir ve yönlendirilir.

    Bir KOAH hastası düşünün sigara içiyor, bir diyabet hastası düşünün 100 kilo üzeri, başka bir hasta hipertansif ve tuzlu yemeyi seviyor, bu insanlar mevcut alışkanlıklarının bedenlerine, bedenlerindeki hastalık denilen durumlara iyi gelmediğinin farkında değiller mi? Israrla aynı yolda devam etmeleri, alışkanlıklarına sıkı sıkı tutunmalarının altında yatan duygu ne olabilir? Şöyle bir senaryo yazsam muhtemelen gerçektir, bu hastaların aileleri, doktorları, arkadaşları, komşuları sürekli olarak bu alışkanlıklarının ve bu alışkanlığın ona, hastalığına, sağlığına ne yaptığının altını çiziyor, bu alışkanlıktan vaz geçmesinin zorunluluğunu çivi gibi her an beynine çakıyorlardır. Yani her an yargılama, her an yargılama. Oysaki mevcut alışkanlığı onu yargılamıyor, ne zaman ihtiyaç hissetse yanında oluyor. Elbette bu ona birçok bedel ödetiyor ama belli ki ödediği bedeller karşılaştığı, hep duyduğu yargılardan tartıda daha hafif geliyor.

    O zaman bu kişiye nasıl yaklaşmak doğru olurdu? Öncelikle bu alışkanlığı saygı ile karşılamak, alışkanlığın ona mutlaka ama mutlaka bir fayda sağladığını fark etmek, bu alışkanlık sana bir katkı sağlıyor ki bu alanda kalmayı seçiyorsun diyebilmek. Alışkanlığının bedenine, bedenindeki ona ait bir parça olan hastalığına nasıl geldiğini, hem artıları hem eksileri ile sorup yanıtı ondan beklemek, sonra da tüm bu söylediklerinden sonra bu konuda ne yapmak istersin diyerek kararı ona bırakmak, nasıl geliyor kulağa?

    Kişi niyeti kendi belirler ise bu bir anlamda kendine verdiği bir sözdür, bir taahhüttür, niyet kendine ait olursa o yolda karşısına çıkabilecek zorlukları da üstünden geçerek ona fark ettirebilmiş isek ve en sonunda bu senin yapabileceğin bir şey mi, kaynakların bunun için uygun mu (içsel kaynaklar; inanç, motivasyon, özgüven, istek, kararlılık gibi, dış kaynaklar; doktor, ilaç, aile, arkadaş, aynı hastalığı paylaşan diğer insanların deneyimleri gibi) sorusunun karşılığını kendisi bulmuş ve yolu kendisi belirlemiş ise o yola inanır ve hedefine ulaşmak için elinden geleni yapar.

    Bir romatolog olarak hastalarım, danışanlarımla bu yaklaşımla çalışmaya başladığımdan beri daha az ilaç değişikliği yapar, daha az ek ilaç verir oldum. Bu da benim niyetime, arzuma, amacıma olan inancımdır ve niyet benden kaynaklandığı için yolumda kararlılıkla yürümeye devam ediyorum

Diğer Yazılarım

Bir Cevap Yazın

Dr. GÜNAY ŞAHİN DALGIÇ Romatoloji Uzman sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Dr. GÜNAY ŞAHİN DALGIÇ Romatoloji Uzman