Close

BEDENSEL ESNEKLİK BİZE DUYGUSAL ESNEKLİK VE ZİHİNSEL ESNEKLİK TE SAĞLAR MI?

     Zihin ve duygu ile çalışmak zordur. Zihnimizde aynı anda binlerce şey vardır, daldan dala atlar, bazen aynı düşüncede sıkışıp kalır, binlerce senaryo yazar, kendini haklı ya da haksız çıkarmaya çalışır, kendisi ya da yaptıkları için, olmuş olanlar ya da olasılıkla olacak olanlar ya da asla olmayacaklar için gerekçeler bulur. Ben yazarken yoruldum zihnimiz her saniye bunları ve daha fazlasını yapıyor. Sürekli geçmişin hesaplaşmaları, yargılamalar, gelecek kaygıları üstelik sadece kendisi için de değil çevresindeki herkes ve her olay için sonsuz bir çabanın içinde devinip duruyor. Zihin tüm bunları yaparken yaptığı hesaplar, yorumlar, yargılar, senaryolar doğal olarak kalbimizde bir takım duyguları oluşturuyor. Zihni durdurmak, duyguları kontrol etmek, zihne ve duygulara esneklik kazandırmak elbette mümkün. Ama daha kolay olan yol bedene esneklik kazandırmaktır.

     Düşünün zihniniz sizi huzursuz eden, çözemediğiniz bir düşünceye takıldı ‘doluya koyuyorsunuz almıyor, boşa koyuyorsunuz dolmuyor’ durumu var, zihin bununla meşgulken kalpte adı ne olursa olsun rahatsız hissettiren, huzursuz eden, iyi olarak tanımlayamayacağımız duygular oluşuyor. Tam bu anda bedenimize bakabilsek şunu görür müydük; gergin, kasılmış, nefesini tutan ya da sık nefes alıp veren, çenesini sıkmış, kaşları çatık, dudak kenarları aşağı doğru inmiş, rahatsız bir beden hali. Zihin ve kalp bu halde iken (eğer bu konuda geçmişte yeterince pratik yapmış ve bedensel farkındalığı öğrenmiş isek) sadece bedenimize odaklansak (çünkü zihindeki ve kalpteki hali o anda çözmek, iyileştirmek, düzeltmek, değiştirmek olanaklı görünmüyor), bedeni değiştirmenin sakinleştirmenin en kolay ve en etkin yöntemine başvursak yani ‘nefesimize’. Zihnin halleri bedenimizin hallerini etkileyip değiştirirken bedenin halleri de nefesin ritmini değiştirir, nefesin ritmi ise zihnin akışını değiştirir. Nefesin akışının nasıl olduğuna bakmak bile, onunla ilgilenmek bile zihni hemen dinginleştirmeye başlar. Nefesi uzatmak özellikle de nefes verişi uzatmak, karın solunumu yapmak, dişleri aralamak, gülmek (içimizden gelmese bile içerden bir hisle gülümsemek), tüm bunları yaparak kasılmış kaslarımızın, sıkışmış göğüs kafesimizin esnemesini, gevşemesini sağlayabiliriz , sadece bunlar bile yani bedenimizi esnetmek zihnimize sükûneti, kalbimize güveni getirecektir.

     Zihin sakinleşince, kalp kendini güvende hissedince beden de daha esnek olmak için alan bulacaktır. O nedenle her gün hiç olmazsa beş dakika sadece bedenle baş başa kalmak o anda gereksinim yoksa bile onu esnetmek, yerçekimine bırakmak, ağırlıklarımızı, yüklerimizi beş dakika bir kenara koymak, bu pratiği her gün ama her gün adanmışlıkla yapmak sonrasında gerçekten gereksinim duyduğunuzda size zihni ve kalbi sakinleştirmek için rehber olacaktır.

     Bir Romatolog olarak geçmişte Ankara’da hastanelerde çalışırken hastalarımla, danışanlarımla bu tarz farkındalık çalışmaları yapmak istesem de zaman ve mekan uygunsuzluğu hep engel olmuştu. Ancak artık muayenehanemde danışanım bu alanda olmayı ve kalmayı seçmişse (bugüne kadar reddeden hiçbir danışanım olmadı, şükrediyorum) onlara bu basit ama ancak niyet edilirse yapılabilecek bedensel farkındalık pratiklerini paylaşabiliyorum.

Diğer Yazılarım

Bir Cevap Yazın

Dr. GÜNAY ŞAHİN DALGIÇ Romatoloji Uzman sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Dr. GÜNAY ŞAHİN DALGIÇ Romatoloji Uzman